Fatih Atalay

Fatih Atalay

Yazarın Tüm Yazıları >

Sessiz Gemi

A+A-

Yine bir Ramazan ayıydı ve İsrail o en acımasız saldırılarından birini gerçekleştiriyordu Gazze topraklarında.

İnsanlığın sanayi inkılabından sonra maruz kaldığı en büyük utanç günlerinden bir gündü. Misket bombaları kavururken Gazze sokaklarını, umutsuz bakışlar yağmur duasına çıkmış çaresizlerin duaları gibi semaya arz ediliyordu. Ümmet çaresiz, reel politik tek doğruydu (!). İşte böyle bir atmosferde yola çıktı Mavi Marmara yani “Sessiz Gemi”.

Umuda yolculuğuna dualar eşliğinde başladı. Fakir, zengin, genç, yaşlı, sosyalist, liberal, İslamcı, ülkücü ama tamamen yerli ve milli bir bilincin hülasasıydı da. Her kesimden ve de her keseden tasvip görmüş, otoriteye meydan okumaya gitmişti. Hz. Musa’nın firavuna meydan okuması yeniden sahneleniyordu.

Böylelikle hem abluka yarılacak hem de otorite sarsılacaktı. Açık sularda Gazzeli çocuklara umut taşıyan “Sessiz Gemi”, talealbedru aleyna mısralarıyla “bünyanen mersus” nidasını cem etmiş gibi seyrediyordu. Sonrası reel politiğin, otoritenin, güneydeki komşunun, derin lobilerin, hızlı tetik çekmenin dayanılmaz şımarıklığıydı. “Sessiz Gemi” nin ve “İHH” nın dünya gündemine oturması işte böyle başladı.

“Sessiz Gemi” olayı, ülkemizin yerli ve milli kaynaklarına yönelmesi için de milat olmuştur. Bu dönemde yapılan yatırım, know how, teknoloji ve milli yazılım projeleri saymakla bitmez. Türkiye, bu krizi başarıyla atlatmış. Kriz çığırtkanlarına rağmen, kendi öz kaynaklarımıza dönmemiz engellenememiştir.

Her kriz fırsatını doğurur hesabınca, Türkiye bu krizi fırsata dönüştürebilmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımızın, Başbakan olduğu o günlerde, bedeli ne olursa olsun “Sessiz Gemi” yi ve “şehitlerini” sahiplenmesi bir onur meselesi olmuştu. Sayın Cumhurbaşkanımız, devlet adamı olmanın verdiği vakarla Müslüman dünyanın kulakları sağır ve gözleri kör eden duyarsızlığına aldırış etmedi ve bu olayı sonuna kadar sahiplendi.

Kırgınlıklar, küskünlükler, sitem devlet adamı olmanın tepkileridir. Bu tepki oldu ve bitti. Bu tepkiye böyle bakmak ve yangına körükle gitmemek lazım. Şimdilerde, fitne kol geziyor. Sayın Cumhurbaşkanımız ile İHH’nın arasını açmaya çalışan şer odakları kime hizmet ediyor bu gayet tabi bilinmektedir. Aslolan bu tepkilere neden olan meseleleri ortadan kaldırmaya çalışmaktır.

Zaten İHH, yaptığı yazılı açıklamayla bu tepkinin izale edilmesi için gerekli özrü de dilemiştir. 2/2 Sayın Cumhurbaşkanımız, “sessiz gemi” nin devlette oluşturduğu risklere rağmen bu olayı sahiplenmiş ve kendisine yakışanı yapmıştır. Zaten değil midir ki Sayın Cumhurbaşkanımızın bugüne kadar aldığı zati riskleri olmasa, Türkiye bunca badireyi atlatabilirdi? Hülasa, “sessiz gemi”, İHH öncülüğünde bir sivil toplum eylemiydi. İHH ve “Sessiz Gemi” İsrail zulmüne karşı Sayın Cumhurbaşkanımızın himayelerinde müdafaa edildi.

İsrail özür diledi, tazminatı kabul etti ve ambargoyu da azalttı. Sadece ambargonun azaltılması bile Gazzeli çocukların temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetecektir. Bu bir başarı mıdır? Evet hem de büyük bir başarıdır. Bu başarıda Sayın Cumhurbaşkanımızın emeği o kadar çok ki. Hakkını teslim edelim. Yine bir Ramazan ayı. Gazze ablukası hafiflemiş ve “Lady Leyla” sessizce yola çıkmış. “Lady Leyla” nın yolunu açan “Mavi Marmara” ve onun aziz şehitlerinin açtıkları kutlu yol, Gazzeli çocuklar için umut oldu ve bu umut nisbeten gerçekleşti.

Sayın Cumhurbaşkanımız, İHH, Mavi Marmara bu sürecin tarihine tanıklık eden en önemli aktörleridir. Cumhurbaşkanımız, İHH ve “Sessiz Gemi” ise bizim değerlerimizdir.

Bu yazı toplam 1578 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumlardan kullanıcılar sorumludur
1 Yorum