1. HABERLER

  2. EKONOMİ

  3. Dedesinin hediyesi hayatını değiştirdi
Dedesinin hediyesi hayatını değiştirdi

Dedesinin hediyesi hayatını değiştirdi

Bıçak ustası Mehmet Turhan Tuncay, çok küçük yaşlarda başladığı mesleğine ilk günkü şevkle devam ediyor.

A+A-
İsteğe bağlı özel el yapımı bıçaklar tasarlayan ve üreten Mehmet Turhan Tuncay, 1957 Kızılcahamam doğumlu. Tuncay, 1961 yılında Gölbaşı'na yerleşiyor. 1964'de dedesinin kendisine hediye ettiği el yapımı bir çakı ile bıçak sevdasının başladığını söyleyen Tuncay, "Bizim geleneğimizde belirli bir yaştan sonra erkek çocuklarına çakı  hediye edilir. Dedemin bir hediye çakısı benim hayatıma yön verdi. Mesleğim aslında tornacılık. Metali çok iyi tanıyorum. Bıçakçılık benim için bir hobi ve ben hala mesleğimin çırağıyım. 1970 yıllarının başında torna tesviyede daha çırakken bıçak yapmaya başladım. Boş zamanlarımda kahveye gitmez, bıçak yapar, araştırır, okur özel tasarımlar üzerinde çalışırdım. 2003 yılına kadar böyle devam etti. 2003'de emekli olduktan sonra sırf bıçak üzerine olan işyerimi, marka tescili bana ait olan 'Mogan Bıçak' levhasını asarak, açtım." dedi. 
 
'BIÇAK BENİM SEVDAM'
Yaptığı işi bir sanat olarak gördüğünü ifade eden  Tuncay, "Ben işimi bıçak olarak görmüyorum, bıçağı  sanat üzerine yapıyor, bıçağı  sanat olarak görüyorum. Adeta, bıçakla, çelikle konuşarak, kişiye özel, eline özel çok özel tasarımlar yapıyorum. Ayrıca, yurtiçi ve dışı birçok koleksiyonculara da özel üretim yapıyorum. Benim  seri üretim yaptıklarımın haricinde özel yaptığım bıçakların ikincisi olmaz. Bıçağa çok farklı  şekiller verebiliyorum. Osmanlı kılıçları yapıyorum. Bıçaklar, kamalar, hançerler, senede bir adet kılıç yapıyorum. Üzerindeki gravürler, altın, gümüş işlemeler, geyik ve manda boynuzdan saplar yapıyorum. Bıçak benim sevdam. Mutfak, aşçı bıçağı da yapıyorum fakat daha ziyade özel tasarımlar yapıyorum." vurgusu yaptı.  
Kendisini mesleğine adadığını belirten Tuncay, "Kişiye hayalindeki bıçağı soruyorum. Onun karakterine, beklentilerine ve yapısına uygun bıçaklar yapıyorum. Yaptığım bıçakların çeliğini kendim seçiyorum. Hammaddesi bıçak için üretilen özel üretim çeliğin sertleşmesi de bana ait. Fazla emek gerektiren bir çok işlemden geçiyor. Bütün bu işlemleri yaparken sabırlı olmak en önemlisi. Bu anlamda el emeği göz nuru işimi severek yapıyorum. Hizmet etmekten büyük bir haz duyuyorum. Boş gezmeyi sevmiyorum, üretmeyi seviyorum." şeklinde konuştu. 
 
'MESLEĞİ SÜRDÜRECEK YENİ KUŞAKLAR YETİŞMİYOR'
Mesleğin devamlılığını sağlamak ve el emeği özel tasarım bıçağa olan talepleri karşılamak için  çırak, kalfa ve ustaların yetiştirilmesinin önemine işaret eden Tuncay, "Geçmişte usta sayısı çoktu, bıçakçılıkla uğraşan ustalar günümüzde iyice azaldı. Usta-çırak ilişkisiyle öğrenilen bir meslek olan bıçakçılığı devam ettirecek  çırak bulmakta çok zorlanıyoruz. Dolayısı ile günümüzde   mesleğin devamlılığını sağlayacak yeni kuşaklar yetişmiyor diyebiliriz artık. Ben yine bir derece şanslıyım. Mesleğimize sahip çıkan oğlum Fatih Tuncay ile birlikteyiz çalışıyoruz.  O da mesleğimizi çok seviyor. Ben elim tuttuğu müddetçe bıçakçılığı yaşatmaya devam edeceğim, benden sonra oğlum mesleğimizi sürdürecek." diye konuştu. 
 
MOGAN VE SEVGİ ÇİÇEĞİ LOGOLARI BIÇAKLARDA  
Bulunduğu, yaşadığı yer olan Gölbaşı'na hizmet etmekten büyük bir haz duyduğuna dikkat çeken Tuncay, "Mogan'sız ve Sevgi Çiçeği olmaksızın kimse benden bıçak alamaz. Üretimini yaptığım bıçakların tamamında Mogan'ın ve Gölbaşı'nda Mogan Gölü çevresinde yetişen bir endemik bitki olan Sevgi Çiçeği'nin logosunu  kullanıyorum. Bir anlamda Gölbaşı'nın değerlerini de yaşatıyor, yaşadığımız şehrimize olan ahde vefamızı ödüyoruz." dedi.   
 
'OSMANLI PADİŞAHLARININ KILIÇLARINI YAPIYOR'
Osmanlı kılıçları belgeseli yapmak istediğini vurgulayan Tuncay, "II. Beyazıt'ın Kılıcını bir senede yaptım. Şimdi Fatih Sultan Mehmet'in savaştığı  kılıcın birebir aynısını yapıyorum. İnşallah 2020'de bitirmeyi planlıyorum. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep  Tayyip Erdoğan'a Selçuklu işlemeli bir kama hediye ettim.
 
34 padişahın her birinin kılıcını yaparak, bu sanatı  TRT'de 34 bölümlük bir belgesel halinde anlatmak ve belgelendirmek, ardından da bu 34 kılıcı bir müzeye bağışlamak istiyorum." diye belirtti.  
 
'HER BIÇAKLA KURBAN KESİLMEZ'
Her bıçakla kurban kesilemeyeceğini anlatan Tuncay, şöyle devam etti: "Her bıçakla kurban kesilmez. Bıçak bıçaklığını, kurban kurbanlığını, kesen de kestiğini bilecek. Hayvanın boynuna bıçağı vurdunuz mu anında kesmeli. Kesim için uygun;  geniş ağızlı, ağır ve keskin bir bıçak işi kolaylaştırır. Kör bıçakla kurban kesilmez.. Benim ürettiğim bıçakla 500 kurban kes, bana mısın demez. Çin'den gelen sapları atık plastikten üretilen ucuz ve kalitesiz bıçaklarla kurban kesilmez, sapı insanın elinde kalır. Kurban edilecek hayvana acı çektirilmemeli ve eziyet verilmemelidir. Dinimizce de haram." 
 
'ULUSLARARASI BEĞENİ VE TALEP GÖRÜYOR'
Gölbaşı Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı İsa Albut da yaptığı açıklamada Mehmet Turhan Tuncay'ın ürettiği bıçakların uluslararası ilgi talep gördüğünü belirterek, "Gölbaşı'nda kaybolmaya yüz tutmuş meslekler arasında yer alan el emeği bıçakçılık  mesleğini Mogan Bıçak markası ile  sürdüren Mehmet Turan Ustamız sanatı ile sadece Gölbaşı'nda, Ankara'da, Türkiye'de büyük beğeni ve talep görmüyor,  yurtdışında da bazı koleksiyonerlerin tercih ettiği, sipariş üzerine bıçak yaptırdığı bir ustamızdır. Ustamızın kişiye özel tasarımı ile üretilen bıçaklar yalnızca keskinliğiyle değil, kusursuz bir tutuş sunan çok farklı tasarımları ile dikkat çekiyor." dedi.  
 
'GÖLBAŞI'NIN TANITIMI İÇİN ÖNEMLİ BİR DEĞERDİR'
Mehmet Turan Tuncay'ın Gölbaşı'nın tanıtımına önemli bir katkı sağladığını belirten Oda Başkanı Albut, "Gölbaşı'nda el sanatı üzerine başka bıçakçımız yok. O yüzden özel tasarımları ile Mehmet Turan Ustamız bizim için çok önemli bir değerdir. Günümüz şartlarında el sanatları her ne kadar artık kaybolmaya başladıysa da, Mehmet Turan Usta, bu mesleği yetiştirdiği oğluyla devam ettirerek,  yaşatmaya çalışıyor.   Başarılı tasarımların üzerine Gölbaşı'nın simgesi Mogan ve Sevgi Çiçeği'nin logosunu  üzerine koyarak, hem kendi sanatını hem de Gölbaşı'nın değerlerini dünyaya tanıtıyor." ifadelerini kullandı.
 
'AHİLİK GELENEĞİNE ÖRNEK BİR USTADIR'
Mehmet Turan Tuncay'ın, resmi kurumlara karşı tüm yükümlülüklerini  yerine getiren bir esnaf ve sanatkar olduğunu vurgulayan Oda Başkanı Albut, "Esnaf Odamızın üyesi olan ve yasal tüm sorumluluklarını  yerine getiren Mehmet Turan Ustamız, Ahilik kültürünün özü olan; helal  kazanç ve iyi ahlak noktasında yaptığı işlerde sonuna kadar hakkını veren, özellikle gençlere örnek bir ustamızdır. Fakat piyasada çantacı diye tabir ettiğimiz, eline alet edevat alıp bu tarz işleri yapan, satan  ya da hazırdan teknolojiyi kullanarak haksız rekabete yol açan kişiler karşısında tüm sektörlerde olduğu gibi Mehmet Turan Usta da bunlardan etkilenen sanatkarlardan bir tanesidir. Ustamızın üretiminin tanıtım ve  pazarlaması ile ilgili destek olmak için elimizden geldiğince girişimlerimiz oluyor." şeklinde konuştu.  
 
'BEDESTEN TARZI BİR PROJEMİZ VAR'
Gölbaşı'nda bedesten tarzı, kaybolmaya yüz tutmuş meslekleri icra eden esnaf ve sanatkarların yer alacağı küçük bir çarşı projesini hayata geçirmek istediklerini anlatan Oda Başkanı Albut, şöyle devam etti: "KOSGEB İş Geliştirme Merkezi (İŞGEM) Desteği kapsamında belirlenecek bir  alanda  özellikle el sanatları ile uğraşan 15 esnaf ve sanatkarın yer alacağı bir çarşı projemiz var. Gölbaşı yol güzergahı olduğu için geçmişte ilçemizde esnaf ve sanatkarların içinde yer aldığı 'bedesten' tarzı konaklama yapıları vardı. Hem bu yapıları simgeleyecek, hem de şimdiki esnafa destek olacak bir projeyi Gölbaşımıza kazandırmak arzusundayız. KOSGEB ve Gölbaşı Belediyemiz ile ön görüşmelerimizi yaptık. Proje hayata geçerse, bıçakçımız  Mehmet Turan Tuncay ustamızın yanı sıra, kaybolmaya yüz tutmuş mesleklerden; kalaycı,  bakır işlemecisi, yorgancı, ebru sanatçısı, ressam, hattat  ve çömlekçi gibi sanatkarlarımız bu çarşıda yer alacak. Bu proje içinde yer alan esnaf ve sanatkarlar, KOSGEB Uygulamalı Girişimcilik Eğitimini başarı ile tamamlamaları ve sertifika almaları halinde, 50 bin TL hibe, 100 bin TL de  faizsiz kredi desteğinden yararlanma imkanına sahip olacak."
Etiketler :
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumlardan kullanıcılar sorumludur