1. HABERLER

  2. GÖLBAŞI

  3. “ÇİFTÇİYİ TÜCCARA BOĞDURUYORLAR”
“ÇİFTÇİYİ TÜCCARA BOĞDURUYORLAR”

“ÇİFTÇİYİ TÜCCARA BOĞDURUYORLAR”

Türkiye Çiftçiler Birliği Başkanı Münür Ballı, çiftçilerin gündemdeki Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri’ne olan borçların yapılandırılması ilgili, “Çiftçinin üzerindeki pençelerini kaldırmalarını talep ediyorum.” dedi.

A+A-

Türkiye Çiftçiler Birliği Başkanı Münür Ballı, çiftçilerinin yaşadığı problemlere tek tek değinirken, son bir haftadır gündem konusu olan çiftçilerin Tarım Kredi Kooperatifleri’ne olan borçlarının yapılandırılması hakkında Ankara Masası’na konuştu.

“Tarım Kredi Kooperatifleri pençelerini çiftçilerin üzerinden kaldırsın”

Münür Ballı, çiftçilerin; üretimi gerçekleştirebilmek adına gübre, ilaç ve mazot gibi ürünler temin ettikleri Tarım Kredi Kooperatifleri’ne pandemi nedeniyle ödeyemedikleri borçlarının yapılandırılması, faizlerin ve temerrütlerin silinmesiyle alakalı gündemde olduğuna dikkat çekerek, “Artık çiftçilerin borcu gırtlaklarına kadar gelmiş vaziyette. Faizlerin çok yüksek olması sebebiyle, acımasızca traktörlerine, tarlalarına, evlerine haciz ve tedbir konulması sebebiyle neredeyse nefes alamaz hale geldiler. Bu yıllardan beri süregelen bir sorun. Ancak pandemi nedeniyle üretimin düşmesi çiftçileri iyice mağdur duruma düşürdü. Tarım Kredi Kooperatifleri’nin bu anlamda çiftçilerin sıkıntılarını dikkate alarak borçlarının yapılandırmasıyla alakalı bir an evvel çalışma yapmasını ve çiftçilerin üzerindeki o pençelerini kaldırmalarını talep ediyorum.” dedi.

"Çiftçilerin besleyip büyüttüğü kurum, çiftçiye yaptırım uyguluyor"

Tarım Kredi Kooperatifleri’nin, çiftçilerin ortağı olduğu bir kuruluş olduğunun altını çizen Münür Ballı, çiftçilerin besleyip büyüttükleri kurumun, kendilerine yönelik böyle bir baskı ve yaptırım uygulamasının herkesi çileden çıkardığını söyledi. Çiftçilerin borçlarını ödememek ya da verdikleri ürünleri bedava almak gibi bir beklentilerinin olmadığını belirten şöyle konuştu: “Tarım Kredi Kooperatifleri desteklerinin, piyasa faizlerinden çok daha yüksek faizlerle, çok daha yüksek temerrütlerle çiftçilere yansıması, ürün ve hasatlarını hak ettiği değerde satışını gerçekleştirememeleri çiftçileri daha da mağdur etti.”

"Tarım Kredi Kooperatifleri çiftçinin elinden traktörünü, tarlasını alma yolunda hızla ilerliyor"

Tarım Bakanı Bekir Pakdemir’in çiftlerinin bu mağduriyetini anlayacağını, sıkıntılara çözüm bulma gayretleri içerisinde olacaklarını düşündüğünü ifade eden Ballı, bu konunun muhatabının Tarım Kredi Kooperatifleri olduğunu ve yöneticilerinin bir an evvel çiftçilerin bu mağduriyetlerinin giderilmesi ile ilgili radikal kararlar alması gerektiğini söyledi. Türkiye Çiftçiler Birliği Başkanı Münür Ballı konuşmasına şu şekilde devam etti: “ Nasıl ki devletimiz pandemi münasebetiyle faizleri durduruyor, vergi ve SSK borçlarına aflar çıkartıyorsa Tarım Kredi Kooperatifleri’nin de böyle bir yetkisi olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla onların ortağı olan çiftçilerin, mağduriyetlerinin giderilmesi, huzura ve refaha kavuşmaları, bu girdaptan çıkmaları için Tarım Kredi Kooperatifi Genel Müdürü Fahrettin Poyraz’ı ve yöneticilerini göreve davet ediyoruz. Çünkü çiftçilerin traktörleri, tarlaları satılırsa artık üretim son bulmuş olur ve bu durum ülkede ciddi bir umutsuzluğa, kaosa sebep olur. Ama Tarım Kredi Kooperatifleri bugün çiftçinin elinden traktörünü, tarlasını, dairesini alma yolunda hızla ilerliyor. Ve bu gayret içerisinde devam ederse bunun çiftçiye zarar verdiği kadar gelecekte Tarım Kredi Kooperatifleri'ne de zarar vereceğini düşünüyoruz. Bu mağduriyet giderilmezse çiftçilerimiz hakkını aramaya ve sesini yükseltmeye devam edecek.”

"Hükümet çiftçiyi tüccara boğduruyor"

Çiftçilerin genel sorunlarını anlatan Münür Ballı, mazot, gübre, ilaç ve tohumun yükselen fiyatlarının çiftçinin maliyetini de artırarak ürünlerinin değerinin düşürdüğüne dikkat çekti. "Hükümet çiftçiyi tüccara boğduruyor" diyen Ballı şöyle konuştu: “Bu yıl hasat zamanında nohutun kilosu 2.70 TL iken şu anda 5 TL’yi buluyor. Çiftçi Tarım Kredi Kooperatifi’ne olduğu gibi borçlarını ödeyebilmek ürününü 2.70 TL’den satıyor. Daha sonra tüccar bunu alıyor bir-iki ay gibi bir süreçte iki katı fiyatına satıyor. Emek harcayan, cebindeki son kuruşunu toprağa yatıran çiftçi ama burada parayı kazanan aradaki tüccarlar. Biz de diyoruz ki hükümetimiz, yerel yönetimlerimiz çiftçiye destek olsunlar. Çiftçinin ürünü ölmesin, hak ettiği değeri bulsun ki çiftçi hem daha kaliteli ürün üretme gayreti içerisinde olsun hem de hasat zamanı cebine para girsin.”

Ballı şu şekilde devam etti: “Kırıkkale'nin Karakeçili ilçesinde ünlü bir çekirdek fabrikası var. Türkiye’de en bilinen markalardan bir tanesi. Çiftçiler çekirdeklerinin hasattan kaldırıp gidiyorlar. Burada 3 gün sıra bekliyorlar, 3 gün kamyon ücreti ödüyorlar. İnsansı koşulların olmadığı bir yerde çiftçileri bekletiyorlar. Burası işletmesinin devamlılığını sağlayan üreticileri barınak gibi bir yerde bekletmeye layık gören bir kuruluş. Bunun gibi Türkiye’de yüzlerce binlerce kuruluş var. 3 gün sonra orada çiftçiyi bekletiyorlar. Sonrasında çiftçiyi tüccara boğduruyorlar. Normalde fabrika ürünü 10 TL’ye alıyorsa çiftçiye senin ürünün 7 TL diyor. Çiftçi bir umut tüccara gidiyor 8 TL’ye satıyor, sonrasında tüccar ürünü fabrikaya daha pahalı veriyor. Mısırla da alakalı böyle sorunlar var. Mısır üreticileri pazar zamanı geldiği zaman mısırı alacak firma diyor ki bizim alım gücümüz zayıf. Biz bugün mısır alamıyoruz ya da şu kadar şu zaman diliminde mısır alamıyoruz. Çiftçi ne yapıyor hemen götürüyor. En yakın tüccara malını bozduruyor. Sonra o bahsettiğimiz firma tüccardan geri alıyor. Hükümetimizin bu tip projelerin önünü kesmesi ve çiftçiye sahip çıkacaksa böyle sahip çıkması lazım. Çiftçiye, lüks araca binen bir vatandaşın akaryakıta ödediği vergiyi neyse onu ödetiyorsunuz. Burada bir dengesizlik var.”

"Ekonominin lokomotifi tarım ve hayvancılıktır"

Hükümet tarafından çiftçilere hiçbir destek verilmediğini dile getiren Ballı, “Ülkemizde ekonominin lokomotifi inşaat sektörü olarak değerlendirilse de aslında ekonominin lokomotifi tarım ve hayvancılıktır. Bu alan üretim alanı, insanların iş alanlarını genişlettiği ve istihdam oluşturduğu alan. Ama maalesef maliyetler çok yüksek olduğu için çiftçi hem istihdam sağlama noktasında sıkıntı yaşıyor hem de ürettikleri ürünlerin hak ettiği değeri bulamadığı için yatırım anlamında da sıkıntı yaşıyorlar. Hep hükümetimiz buğday fiyatlarının açıklanacağı zamanlarda çiftinin destekçisiymiş gibi gözükür. Ancak 10 yıllık süreçteki mazottaki ve buğdaydaki artışı göz önünde bulundurduğumuzda aslında çiftçilere hiçbir destek temin edilmediğini, çiftçilere sahip çıkılmadığını gözle de görebiliriz. Ekonomik parametreleri dikkate aldığımızda orada da gayet net açık bir şekilde izleyebiliriz. Maalesef ki bütün hükümetler geçmişten bugüne hep çiftçinin ana omurgası olduğunu, onlar için çiftçinin ne kadar değerli olduğunu ifade etmişlerdir. Ama iş uygulamaya geldiğinde çiftçi aynı mağduriyeti yaşamıştır.” şeklinde konuştu.

Ankara Büyükşehir Belediyesi tohum desteği

Türkiye Çiftçiler Birliği Başkanı Münür Ballı, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin çiftçiye yaptığı yardıma değinerek şunları kaydetti: “Ankara Büyükşehir Belediyesi geçtiğimiz yıl domates, biber vs. fideleri, nohut tohumu dağıttı. Bu yıl yine böyle çalışmaları var. Ancak sadece Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin ya da birkaç tane belediyenin desteğiyle çiftçilerin tamamına katkı sağlanmış olunmuyor. Dolayısıyla ben buradan yerel yönetimlere sesleniyorum. Bütün il ve ilçe belediyelerinin, bölgelerindeki çiftçilerin önünü açacak projeler geliştirmesiyle, çiftçilerin ürünlerinin değerinde satılması için kendi belediyeleri bünyesinde kuracakları kooperatifler veya tarımla ilgili şirketlerle destek olabileceklerini düşünüyorum.  Ordu Belediyesi'nin kurduğu ORTAR diye bir şirket var. Bu şirket Ordu'daki bütün çiftçilerin organik ürünlerini alıyor ve merkezde belediyenin yakınında kurduğu devasa bir markette hak ettiği değerde satıyor. Böylelikle hem çiftçiye destek oluyor hem de vatandaşlarının doğru gıdaları tüketmesine vesile oluyor. Gölbaşı Belediyesi'nin de Kent Çiftliği isimde bir projesi var. Bütün belediyelerin çiftçileri ve köyde üreten hanımlarımızı destekleyici projeler geliştirmesi gerektiğini düşünüyoruz.”

"Çiftçinin seslerini duyurma gayreti içerisindeyiz"

“Ankara, Türkiye'nin başkenti… Buradaki ve yanı başındaki et üreticileri, süt üreticileri ya da kuru gıda üreticileri bu mağduriyetleri yaşarken Artvin'in Arhavi ilçesindeki, Kars'ın Kağızman ilçesindeki üreticiler sesini kime duyabilecek?” diyen Ballı, “Daha evvel zenginler otel açarak zirve yaparlardı. Şimdi de zenginler hayvancılık yapıyor. IPARD destekleriyle hayvan çiftlikleri kuruyor. Devletin verdiği desteklerden, hibelerden faydalanarak hayvancılık ve tarımla alakalı uğraşları oluyor. Ama gelin görün ki bu arkadaşlarımız devletimizin bütün bu imkanlarından faydalanırken köylü Ahmet Ağa bu imkanlardan faydalanamıyor. Devletin desteklerinden neredeyse bir haber. Şimdi diyoruz ki evet devletimiz mazot desteği, tohum desteği veriyor. Ama bu desteklerin ne kadar çiftçiye faydası var. Dolayısıyla biz bu anlamda Türkiye'nin dört bir köşesindeki esas üreticiyle, yani küçük üreticilerle küçük tüccarlarla yol alma, onların önünü açma, onların büyümesine, gelişmesine vesile olma ve seslerini duyurma gayreti içerisindeyiz.” ifadelerini kullandı.

"Türkiye Çiftçiler Birliği olarak çiftçilerimize öncülük etmek için bu yola çıktık"

Pandemi döneminin köye dönüşe vesile olduğunu, insanların toprağın ve üretimin kıymetini anladığını belirten Başkan Ballı şunları kaydetti: “Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün de söylediği gibi köylü milletin efendisidir. Çiftçi bu zamana kadar olan süreçte sütünü satamadı, ürününü satamadı sesini çıkartmadı. Ülkede ticaret durunca esnaflarımız ve onları temsil eden odalar harekete geçme ihtiyacı duydu ama çiftçilerimizi temsil eden odalar ortada olmadıkları için çiftçilerimiz de bir araya gelerek kendisi seslerini duyurma çabası içerisinde. İşte biz de Türkiye Çiftçiler Birliği olarak bu kuruluşu çiftçiler adına oluşturduk. Tüm samimiyetimizle elimizi de gerektiğinde kafamızı da taşın altına koyarak onların varlığının devam etmesi, Türkiye'de tarımın ve hayvancılığın ayakta kalabilmesi, üretimin sürekliliğinin sağlanabilmesi adına çiftçilerimize öncülük etmek için bu yola çıktık. Henüz yeni bir kuruluşuz ama gördük ki çiftçilerimiz gerçekten mazlum ve mağdur insanlar. Bunlara hizmet etmenin bunlara bu arkadaşlarımıza yol göstermeli. Bu ülke için önemli bir değer olduğunu düşündük, gördük bu süreçte. bundan sonra küçük süreçte de inşallah çiftçilerimiz için elimizden gelen bütün gayreti, bütün çabayı ve onlara yapabileceğimiz en iyi destekleri için öncülük yapacağız. Yol arkadaşlığı yapacağız.”

"Çiftçiler adına pazarlık yapacağız"

Türkiye’de 2,5 milyon kayıtlı çiftçi var. Bu çiftçilerin hepsi mazot tüketiyor. Biz şirket olarak aylık 10- 15 bin litre mazot tükettiğimiz halde akaryakıt şirketleriyle mailleşme yoluyla yüzde 5-6 indirim alabiliyoruz. Türkiye'deki milyonlarca çiftçinin temsilcisi olarak, onların mazot, gübre, ilaç indirimini alabilmeleri, daha düşük maliyetli ürün tedarik etmeleri adına 2,5 milyon kişi için pazarlık etmenin ne kadar önemli olduğunu anlatmaya çalışıyoruz. Aslında bu Tarım Kredi Kooperatifleri'nin görevi. Diğer tarafta Türkiye Ziraat Odaları Birliği var. Çiftçilerin hep temsilcisi olduğunu ifade eden ama kapısının saatlerce önünde bekletip, 3-5 belge tasdik edip, parasını alıp bir dahaki Çiftçi Kayıt Belgesi dönemine kadar onların hatırını sormayan... Çiftçinin ne durumda olduğunu bilmeyen ya da bilmek istemeyen kurumlar bunlar. Bizim çiftçiden hiçbir beklentimiz yok. Bizim çiftçiden tek beklentimiz onların bize sahip çıkması. Biz hangi kapıyı çalacaksak çalalım, hangi kapıyı aşındıracak aşındıralım yeter ki çiftçimizin bu yaşadığı mağduriyetlerin önünü açalım. Bu sorunları yok edelim. Ülkemizde üreten çiftçimiz olsun ve ekonomiye ciddi katkı sağlayan bir çatıya öncülük etmiş olalım.”

"Tarım Kredi Kooperatifleri'nin yapamadıklarını biz yapacağız"

Çiftçinin mazot girdisinin düşürülmesi için birliktelik başlatacağının altını çizen Başkan Münür Ballı şu ifadeleri kullandı: “Diyeceğiz ki biz çiftçilerin mazotlarını şu firmadan, şu fiyatla iskonto alınmasına vesile olduk. Bu yüzde 1 de 5 de olabilir önemi yok. Ama yüzde 5 katkı dediğinizde, yüz litrede 5 litre çiftçinin cebine girmiş demektir. Sonra gidip gübre ve ilaç fabrikalarıyla çiftçilerimiz adına pazarlık yapacağız. Yani çiftçilerin ortağı oldukları Tarım Kredi Kooperatifleri'nin yapamadıklarını biz yapacağız. Bütün bunlarla beraber de çiftçilerin ürünlerinin hak ettiği değerinden satılmasını teşvik edeceğiz. Bunu nasıl yapacağız? Kaynak yaratacağız, çiftçilerin teşvik desteklerinden faydalanmasını sağlayacağız. Pandemi ile birlikte dijital satışlar daha da gelişmeye başladı. Tarım Bakanlığı aslında bu konuda bir pazar da oluşturdu. Ama çiftçilerin çoğu bu pazardan bir haber. Dolayısıyla bunun da çözülmesine biz vesile olacağız. Çiftçilerle ürünlerini tedarik edenler arasında köprü olacağız. Bu girdiğimiz yolun zor ve meşakkatli bir yol olduğunu biliyoruz ama biz yaşımız kemale erdiğinde bu ülke için, vatandaşlarımız için, memleketin efendisi olan çiftçilerimiz bir şeyler yapmış olma gayreti ve çabası içerisindeyiz.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumlardan kullanıcılar sorumludur